Perşembe, Aralık 15, 2005
Yılbaşında kim gider, kim kalır?
Yılbaşı yaklaşıyor.

Arka sayfada yarı çıplak manken resimli gazeteler, 1 milyona satılan, kapaktan porno, erotik ya da seks manşetlerinden birinin standart olduğu dergiler, bir kısım medya daha, bir kaç da yerel televizyon yıllardır yaptıkları gibi anlatacaklar yeni yılın gelişini.

Elinde bastonu ile karenin dışına çıkmaya çalışan ihtiyar bir dede, bir dünya ve bu yaşlı adamın eteğinden çekiştiren minik bir bebek. Bu çizimlerdeki insanların büyüme hızları beni pek bir şaşırtır. 1 yıl önce el kadar olan bebeğin bir yıl sonra saçı sakalı karışır, geldiği gibi gider dünyadan. e madem saltanatın bir yıl sürecekti, gelirken o afran tafran neydi, neyi kutladık biz? Ne oldum dememeli tabii hiç bir zaman. O eteğinden çekiştirdiğin yaşlı adam oluverirsin bir yılda.

2007ye gelince hatırlatırım o şebeklik yaptığın günü.

Hayır, bir de madem bu çocuk büyüyor yıl içinde, neden o resimlerini göremiyoruz biz bunların? Mesela Ocak, Şubat aylarında yeni yeni büyüyüp serpilse, Nisan ortasına doğru ergenlik olsa, Ekim'de emekli olup bir sahil kasabasına yerleşse, Aralık'ta gitse o en yaşlı haliyle, anlıycam o zaman bir nebze, ama yok mu kardeşim bu çocuğun gelişme safhası?

Basın, lafım sana; animasyon yapıcam, yeni yılın gelişini sevimli bir şekilde anlatıcam derken düştüğün çelişkiye bak, kendin de farkedeceksin. basın, bunu da yazın!
 
posted by bokumda boncuk var at 3:15 ÖÖ | Permalink |


0 Comments:


eXTReMe Tracker