Pazartesi, Ocak 02, 2006
Bitmez ki, bitmeyecek ki...
uzunca bir süredir tanışıyorsunuzdur. Nasıl başlamıştır arkadaşlığınız, nasıl dostluğa evrilmiştir, bilmezsiniz. Kimseye anlatmadığını ona söyler, kimseden beklemeklerini ondan beklersin. Konuşurken, biri diğerini yakaladığında kaçırdığınız küçük masum bakışlarınız, onunla değilken de kafanda olan bir o vardır. Belki inattır, belki aymazlık, ya da korkaklık... tam uzanıp öpücük konduracakken dudaklarına, korkarsın kaçmasından, geri çekilirsin, o da öyle yapar belki, bilmiyorum.
Kimseye diyemediğini ona dersin demiştik ya, bir gün farkedersin, ona bir şey söylemek gerektiğini, belki onun da bildiği, belki onun da söylemek istediği, ama diyemediği bir şeyi. dilinizin ucuna kadar gelip tıkanan sözcükler artık özgürlüğe kavuşsun istersiniz. Bir gün, "bugün sana söyleyeceğim önemli şeyler var" diye başlarsın söze, sanki bekliyordur o da bunları duymayı, ama heyecanlanır yine de, dinler, aynı şeyleri söylersiniz sonra birbirinize, söylemediğiniz, söyleyemediğiniz aynı şeyleri, sarılırsınız... "sevgilim"ler, "aşkım"lar çınlar bir süre sonra kulaklarda.

"Aşk bu, geliyorum demeden geliyor, gitmiyor. Unutmak öğrenmekten daha çok zaman alıyor." (mete özgencil) gelip çakılır sonra kulaklarınıza, "bitmez ki, bitmeyecek ki..." diye avutmaya çalışırsınız kendinizi, dünyanın eeeen büyük aşkı sizinkidir ya hani, bitmeyecektir ya hani... hani?

Bir gün "ya biterse?"diyen hain sorular karıncalanmaya başlar beyninde. "ya biterse?"dir, o zaman ne olacaktır o çoook zor bulup bir daha bırakmak istemediğin o arkadaşın, o dostun, dostluğunuz? düşünmek bile istemezsin, o tanır seni, senin kadar olmasa da, herkesten daha iyi tanır işte. bilir neyi istemediğini.

Bir gün, belki de en çok sevdiğiniz gün onu, elin telefona gider, "konuşmamız lazım" dersiniz, "buluşalım mı?" "Ben de seni arayacaktım" der. Oturursunuz, Her şeyini bilen o'na, ve onun herşeyini bilen sana çok da fazla birşey gerekmez belki. Elleriniz kavuşur istemeden, saatlerce bakarsınız birbirinizin gözlerine. Hiç konuşmadan, çıt çıkarmadan. Susuşursunuz. Birden neden o gün orada olduğunuzu anımsarsın, bakışların değişir, farkeder o da. "biliyorum ne söyleyeceğini" der, "benim de aklımdaydı aynı şey" Son kez dersiniz o halde, bakarsınız o masum küçük gözlere. Sarılırsınız yine... Boğacakmış gibi birbirinizi.

"Dostum" dersiniz, "dostum" der... Gülümsersiniz.

Gidersiniz, gözleriniz bakamaz yine birbirlerine, ama bazen kaçamak bakışlarınız sürer gider, gözlerini kaçırmaması için farkettiğinizi belli etmezsiniz, o da etmez...


...
Kalır adımızla
Bir sokak duvarında
Bir ağaç kabuğunda
Bir takvim kenarında
Kalır bir çiçekte
Bir defter arasında
... aşk hiç biter mi



"bitmez ki, bitmeyecek ki..." avutursun, avunursun...
 
posted by bokumda boncuk var at 7:56 ÖS | Permalink |


0 Comments:


eXTReMe Tracker