Çarşamba, Mayıs 31, 2006
trafik levhaları ve eğlence


DİKKAT ! Michael Jackson çıkabilir !

ODTÜ kampüsünde İşBankası kavşağının yanındaki yaya geçidi tabelasında yaya silüetinde siyahlar giyinerek tedbili kıyafet dolaşmaya çıkmış Michael Jackson 'un tasvir edildiği gravür, pardon trafik levhası.
Levhanın üzerinde Dikkat! Michael Jackson çıkabilir ! yazmaktadır.




Dikkat Meme!

Yine yaşamak zorunda kalınan yerden, ODTÜ kampüsünden bir trafik levhası.

Okulumun afacan gençliği yol boyunca yer alan onlarca hız tümseğinden birinin levhalarının üzerine gazlı kalemle çıkıntılar çizerek hız tümseği levhasını biraz modifiye etmiş.

Tabii, yetinmeyip üzerine de eklemiş aynı kalemle: DİKKAT MEME!
 
posted by bokumda boncuk var at 11:11 ÖS | Permalink | 0 comments
trafikte korna kullanımı ve kaldırımla ilişkisi
otobüsle eve dönerken fazlaca çıkarmıştı bir kamyon burnunu ara sokaktan. ama zamanında durdu, otobüse geçecek yeterince alan sağladı. Otobüs geçti yanından, ve ardından bastı kornasına amansızca, son kez basıyormuş gibi... daaattt daaitt didaatttt...

bekledi ve sustu kamyoncu, basmadı kornasına. kafayı çevirdi diğer yana, duymamış gibi yaptı.
otobüs şoförünün yüzünde bir gülümseme belirdi, "haklıyım, bu yüzden mutluyum " der gibi. bir daha bastı kornasına sertçe, daha seri bu sefer. sonra gülümseyerek devam etti.

Sokakta birbirine bağrışan insanlardan haksız olan susunca, haklı olan , "nasıl da anladın haklı oludğumu, haha" diye aynı tribe girer, gülümseyerek gider... ne saçmalıyorum lan ben.. boşverin.
 
posted by bokumda boncuk var at 2:07 ÖÖ | Permalink | 0 comments
bir hava yastığı olarak bebek.
zekası az gelişmiş, ya da hiç gelişememiş, anne-babaların, sürücü koltuğunda, araba kullanırken, ya da ön sağ koltukta seyahat ederken, refleksleri olmayan ve olması da yaşı itibariyle beklenmeyen küçücük bebeklerini, onlara iyilik ettiklerini sanarak, "bak nasıl da düt düt gidiyor bu araba", "bak annesi nasıl da gülüyor koçum benim" cümleleri içerisinde, arabayla seyahat esnasında kucaklarına oturtarak, direksiyon ve göbekleri arasında sıkıştırarak, 2,5 yaşındaki adamlara/kadınlara direksiyon eğitimi vermeye çalışarak, evlatlarının sadece yasak olduğu için cazip buldukları ön koltuğa oturma taleplerini karşılarken farkında olmadan olası bir kazada bebeklerine, yavrularına hava yastığı muamelesi yapmalarıdır.
 
posted by bokumda boncuk var at 1:46 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Cumartesi, Mayıs 20, 2006
Aptallık en büyük günahtır...
 
posted by bokumda boncuk var at 2:21 ÖS | Permalink | 0 comments
Çarşamba, Mayıs 17, 2006
ee 'leri söyleyemeyen alil
konu, trakyalıların e arfini söyleyememesi

sırf bu yüzden bir dönem boyunca adını alil sandığım bir arkadaşım vardı.

alil bir gün sohbette "ben eee'leri söyleyemiyorum" dedi bana. "söylüyorsun ya işte" dedim. "ee'leri söylüyorum, eee'leri söyleyemiyorum" dedi. "kimse kapalı e açık e ayrımını doğru dürüst bilmiyor ki zaten, boşver" dedim. "endüstri" dedirttim bir de kontrol için. "alil'in ee'sini söyleyemiyorum ulan" deyince, önce "alil'de ee yok ki " dedim akabinde "lan?" dedim ve dank etti kafama.

bizzat yaşadım.
 
posted by bokumda boncuk var at 1:17 ÖÖ | Permalink | 0 comments
tüm solcuları aynı adam/kadın sanmak
ne biçim başlık lan bu diyerek baktınız.

gerçekten ne biçim başlık bu, ne biçim bir düşünce bu. fakat, maalesef öyle ki, kendisine düşünme ve yorum yapma kabiliyeti verilmiş, ve hatta ülkenin en iyi okullarında eğitim gören kimi insanlar bunun ne kadar sakat bir iddia olduğunu idrak edememiş, hatta ve hatta inanmaktalar buna.

kendisini solcu olarak tanımlayan herkesi fabrikadan çıkmış ve hatasız üretilmiş insanlar olarak bellemişler, zaten azıcık da olsa bir aykırılığın varsa, direkt olarak komünist olarak damgalanırsın onların gözlerinde, yoktur başka seçeneğin.

iki farklı sol grubun ya da iki farklı solcu olarak kendini tanımlayan insanların farklı düşünmeleri bile bu sakat fikre inanmış zavallı adamların gözünde çok büyük bir çelişkidir. küçük farkları, yöntem ve tarz farklarını ise algılamalarını bile beklemiyorum zaten.

bu tip adamlarla şu tip diyaloglar ve monologlar (kendilerine cevap vermeye değer görmeyince) yaşanabilir, bunlardan tespit edilebilirler.


- birader, anladık solcusun sen de, şiddete karşıyım, kurtlar vadisi gösterilmesin diyosun ama, polislere taş atıyor sizinkiler, nasıl karşısınız siz, saçmalamayın.
- bizimkiler?
- ya işte solcular.
- tamam çocuğum.

- tamam, sen de solcusun, biliyoruz. ama türk bayrağıyla geliyorlar yürüyüşe sizinkiler, sen niye karşısın bu kadar milliyetçiliğe falan?
- bizimkiler?
- ya işte doğu perinçek solcu değil mi? deniz gezmiş'in arkadaşı işte adam.
- he evladım.


- şimdi kardeş, sen böyle barış olsun falan diyosun ama solcular güneydoğuda asker öldürüyo?
- ben karşıyım insanların öldürülmesine.
- nasıl karşısın ya, solcu değil mi orada öldürenler?
- şimdi, onlar farklı bir yöntem benimseyip farklı bir şey istiyorlar, ama ben...
- ya bırak ya, aynısınız hepiniz.
- tamam yavrucum.


- ya sen bana kapitalizme karşıyım diyorsun ama para falan harcıyorsun hala? kapitalizm parayla dönen birşey.
- ekmek alırken mercimek mi vereyim bakkala?
- yav, bırak yav, ne biçim solcusun sen.


- sen solcuyum, emekten yanayım diyosun ama cebinde para var senin?
- evet, borç ödemem gerekiyor çünkü.
- yav ne biçim solcusunuz siz, niye borç alıyorsunuz.

- bak afiş yapmışlar sizin çocuklar "ayağa kalk" diye, sen niye oturma eylemi yapıyosun?

(tkp'nin ayağa kalk afişini ve o günlerde yapılan bir oturma eylemini yapanların aynı adamlar/kadınlar olması gerektiğini düşünerek)


- yav bırak bu solculuğu falan, bak rusya nasıl da çöktü, saçmalamayın
- tamam koçum.

- yav aslında sen iyi bir çocuksun, neden solcu oldun ki sen?
- ?
 
posted by bokumda boncuk var at 1:15 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Salı, Mayıs 16, 2006
tam 35 yıldır sakladım...
11.5.2006 04:16


İŞTE
SPERMLİ PEÇETE!.. BEDRİ BAYKAM’IN 35 YIL ÖNCE SPERMİNİ SİLDİĞİ VE
SAKLADIĞI PEÇETESİNİ SERGİLEMESİ ORTALIĞI KARIŞTIRDI! KİMİ SANATÇILAR
BAYKAM’I ‘YARATICI’ BULUP DESTEK VERİRKEN, EN İLGİNÇ YORUMU YAPAN
BEHZAT UYGUR, “O ‘SPERMEN’ OLARAK TARİHE GEÇECEKTİR” DEDİ!.. İŞTE
BAYKAM’IN SANATÇI ARKADAŞLARININ ‘SPERMLİ PEÇETE’YLE İLGİLİ GÖRÜŞLERİ!..




Ressam,
yazar, CHP'nin muhalif sesi Bedri Baykam, spermiyle tartışma yarattı.
"Dünyaya 'erkekler böyle yaşardı' diye bir belge bırakıyorum. Başka
örneği olmayan bir şey yapmak istediğim için 35 yıl önce spermimi
sildiğim peçeteyi sakladım. O sperm izini taşıyan ilk peçete, sanatsal
yaşam alanımda değeri olan bir kağıt parçasıdır" diyen Baykam'ın 'sanat
eseri'ni sergilemesi ortalığı ayağa kaldırdı. Sanat çevresindeki ünlü
isimlerin bazıları konuya gülerek yaklaşıyor, kimi ateş püskürüyor,
kimi de gerçekten destekliyor.

Behzat Uygur: "Bedri resmen
saçmalamış. Zaten ülkede sanatın içine yapan birçok insan var. O da
bunlara katıldı. O 'spermen' olarak tarihe geçecektir. Biz de o zaman
sahneye s....m. Bu da sanat olsun. Eskiden seks filmleri oynatan
sinemalar vardı. Peçete bol olurdu, bayağı sanatsal çalışma olurdu
orada. O zaman bu seks filmi oynatan sinemalar da sanat galerisi
oluyor."

Ediz Hun: "Sağlıklı bir ruha sahip insan bunu yapmaz.
Bu olay benim sanat anlayışımla bağdaşmaz. Normal bir insan da bunu
yapmaz. Hatırlayacağanız gibi eski ABD Başkanı Bill Clinton'un da
spermleriyle başı derde girmişti. Bu olay sanatla değil, Clinton'la
ancak bağdaşır."

Burhan Öçal: "Bedri'yi tanırım arkadaşımdır
kendisi. Öyle mi yapmış. Vardır herhalde bir bildiği...Yapılmamış
birşey. Sanatçıların hayal gücü yüksektir. Yaratıcılık budur. Olabilir."

Süheyl Uygur: "Sperm bankaları artık sanat bankaları oldu. Buradan doğacak her çocuk doğuştan sanatçı oluyor."

Müjdat
Gezen: "Bedri Baykam arkadaşım. Bu yüzden yorum yapmayacağım. Hipokrat
'meslektaşlarım kardeştir' demiş. Ben de öyle diyorum."

Nedim
Saban: "Bu bir çılgınlıktır. Sanatın da içinde çılgınlık vardır. Bedri
Baykam'ın bu hareketi sanat mı değil mi karar vermek zor. Yurtdışında
da bu tür çılgınlık yapan sanatçılar vardır. Gündeme gelmek için güzel
bir yol."

Alişan: "Çok saçma bir şey. 35 sene saklanır mı?
Keşke sakladığı yerden çıkarmasaymış. Görmeye gelen var mıdır. DNA
testi istiyorum."

Nejat Yavaşoğulları: "Bence yadırgatıcı bir
yanı yok. Normal bir durum. Bedri Baykam'ın öncü, insanları şaşırtıcı
bir yanı var. Sanatçı kişiliğine uygun."

Seyfi Dursunoğlu: "Bu
sanat mı yoksa değil mi bunu anlayacak kalitede değilim henüz. Vallahi
ben Picasso'nun tablosunu da alıp evime koymam. İnsanın karnının
ortasındaki göz bana hitap etmiyor."

İlayda Babacan: "Bedri
Baykam değil de Ahmet Bey, benim 35 yıldır sakladığım spermli peçetem'
dediği zaman hem kimsenin dikkatini çekmeyecek hem de sergilenmeye
değer bulunmayacaktı. Ben galerimde sergilemezdim çünkü kavramsal sanat
sergilemiyorum.”

İsmail Acar: “Eğer Bedri Baykam'ın yaptığında
sanat formları varsa sanat diye adlandırılabilir, ama sanki başka bir
şey var içinde. Bedri Baykam biraz asi bir karakterdir.”


http://www.ixtanbul.com/haber.asp?HaberID=15943
 
posted by bokumda boncuk var at 9:55 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Pazartesi, Mayıs 15, 2006
mesutderscalismakister

mesutderssonhali
Video sent by bokumdakiboncuk
biyoloci nereye kadar be mesut?
 
posted by bokumda boncuk var at 12:52 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Kleptomanikler

Kleptomanikler
Video sent by bokumdakiboncuk
deli lan bunlar
 
posted by bokumda boncuk var at 12:30 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Pazar, Mayıs 14, 2006
ders çalış nereye kadar

Mesutderscalisacak
Video sent by bokumdakiboncuk



Mesut ders çalışmak için 1 zilyonuncu kere masanın başına geçer, fakat...
 
posted by bokumda boncuk var at 7:09 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Calgonmatikreklamı

Calgonmatikreklamı
Video sent by bokumdakiboncuk


gelen yorumlardan birkaçı:
ilkay: "kirece kafani sokarak bakiyosun yaa... cok profosyonelce... allaam yaaa"

ciğer: bak hacı ona bizim millet calgon demez, kalgun der.


 
posted by bokumda boncuk var at 1:02 ÖÖ | Permalink | 2 comments
Cuma, Mayıs 12, 2006
Videos & Photos at 4th ESF
Hi friends!
please contact me at sagiryarasa@yahoo.com and introduce yourself to get photos and videos about Social Forum!

Don't spam!
 
posted by bokumda boncuk var at 8:55 ÖÖ | Permalink | 0 comments
Neden gider giden? Birinin gitmesi gerektiği için mi, bitmesi gerektiği için mi? Kalan, gerçekten kalmış mıdır? Yoksa, diğerinden önce mi gitmiştir o da? Dudağın kenarında kalmış bir tebessüm müdür kalan? Peki ya giden?



kimdi giden, kimdi kalan
giden mi suçludur her zaman
ne zaman başlar ayrılıklar
dostluklar biter ne zaman

her geçen gün bir parça daha
aldı götürdü bizden kimdi giden, kimdi kalan
giden mi suçludur her zaman
ne zaman başlar ayrılıklar
dostluklar biter ne zaman

her geçen gün bir parça daha
aldı götürdü bizden
aynı kalmıyordu hiçbir şey
değişiyordu her şey kendiliğinden

artık çözülmüştü ellerimiz
artık bölünmüştü yüreğimiz
birimiz söylemeliydi bunu
ötekini incitmeden

kimdi giden, kimdi kalan
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de bu yüzden gitmiştir zaten
aynı kalmıyordu hiçbir şey
değişiyordu her şey kendiliğinden

artık çözülmüştü ellerimiz
artık bölünmüştü yüreğimiz
birimiz söylemeliydi bunu
ötekini incitmeden

kimdi giden, kimdi kalan
aslında giden değil
kalandır terkeden
giden de bu yüzden gitmiştir zaten

Murathan Mungan




Kalanlara, gidenlere, gidecek ve kalacaklara, erkenden, acıyla...
 
posted by bokumda boncuk var at 8:50 ÖÖ | Permalink | 0 comments
bu da böyle bir kampanya
 
posted by bokumda boncuk var at 1:39 ÖÖ | Permalink | 0 comments
eXTReMe Tracker